Antik Mezopotamya’da her türlü hastalığın, güçlü ruhların bir kişinin vücuduna girip ona zarar vermesinden meydana geldiğine inanılıyordu. Asurlular hem fiziksel hem de psikolojik her türlü hastalığa iblislerin yol açtığına inanıyordu. Asur tabletlerinde bu iblislere nasıl meydan okunacağını anlatan çeşitli formüller anlatılıyordu. Eski Babil rahipleri iblislerin kilden ya da balmumundan figürlerini yapıyorlardı. Düzenledikleri törenlerde bunları yok ediyorlardı.
MÖ 1000 yıllarına ait Vedalar olarak bilinen eski metinler, Hindu tanrılarının çalışmalarına müdahale eden ve canlılara zarar veren kötü varlıklardan söz etmektedir.
600 yıllarına kadar uzanan antik Pers kayıtları, ilk büyücü olarak kabul edilen ve Zerdüştlük dinini kuran dini lider Zerdüşt’e ait dua, ritüel ve şeytan çıkarma yöntemlerini anlatır.
Hıristiyanlıkta, İsa’nın şeytan çıkarma ayinleri yaptığına dair anlatılanlar vardır. Bunlardan birine göre Hz İsa bir deliyle karşılaşır. Onu içine kötü ruhların girdiğini anlar. Kötü ruhlara adamı terk etmelerini emreder. Bunun üzerine kötü ruhlar bir domuz sürüsünün içine girer. Domuzlar da deli gibi koşmaya başlarlar ve bir uçurumdan aşağıya atlayarak ölürler.
Orta Çağda (MS 500-1500), eski batıl inançlar ve demonoloji yeniden canlandı. Akıl hastalığının şeytanın işi olduğu düşünülüyordu. Fiziksel acının, hastaların içindeki şeytanı kaçıracağına inanılıyordu. Böylece akıl hastaların tedavisi, kırbaçlama gibi fiziksel acıya neden olan çeşitli teknikler kullanan din adamlarına bırakıldı.
Yaşayan kişilerin ruhlarının şeytan tarafından ele geçirileceğine bugün Katolik dünyasının dışında diğer bazı Hristiyan mezheplerinde de inanılıyor. Hatta Vatikan’da “şeytan çıkartıcı” unvanını taşıyan yüksek rütbeli bir rahip de var. Birçok kilise talep geldiğinde “şeytan çıkartma” âyini yapıyor. Kısacası antik çağlardan kalan bu inanç günümüzde yaşamaya devam ediyor. Ancak birçok insan şeytani güçler tarafından ele geçirilmenin gerçek olmadığına bunun sadece tıbbi veya psikolojik bir dengesizliğin sonucu ortaya çıktığına inanıyor.
