Özelde alın çizgilerini okuma sanatına, genelde ise insan bedenindeki ben, leke ya da çizgilerle diğer gizli bilimler arasında ilişki kurma öğretisine “metoposkopi” adı verilir.
Metoposkopinin kurucusu olan İtalyan matematik bilgini Geronimo Cardano 1576’da 75 yaşında öldü. Cardona, Metoposcopia adlı eserinde, alındaki belirli çizgilerin Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn gibi gök cisimlerine karşılık geldiğini ve gök cisimlerinin kişinin mizacında ve kaderinde etkili olduğunu ileri sürmüştü.
Ortaçağ Avrupa’sında cadıların şeytanla ilişkide bulundukları düşünülüyor ve cadı zanlısı kadınların bedenlerinin mahrem yerlerinde, “stigma diabolicum” (şeytan işareti) olup olmadığı araştırılıyordu. Bu işaret, doğuştan bir ben, bir iz ya da benzer bir şey olabilirdi. Şeytan, “herkesi dişleri ya da tırnaklarıyla işaretler, kiminin koluna, kiminin sırtına, çoğu kişinin de diline ve mahrem yerlerine işaret bırakırdı. Böyle bir işaretin olduğu saptanan kişiler ise asılıyordu. Suçlunun asılarak idamı, özellikle İngiltere’de büyücülere uygulanan popüler bir ceza idi.
İngiltere’de büyücülük suçundan yaklaşık 1000 kadar insan asılmıştır. 16. yüzyılda cadılar, daha çok ölü doğan ceninleri yedikleri, kanlarını içtikleri ve organlarından çeşitli ilaçlar yaptıkları suçuyla itham ediliyordu. Kadınlar ve özellikle de doğumlarda yardımcı olan ebeler, cadı avının hedef kitlesiydi.
