İçeriğe geç
Anasayfa » Sözlük » Quetzalcóatl

Quetzalcóatl

    Eski çağlarda insanlar tanrıları için tapınaklar yaparlardı. Birden çok tanrı için yapılan bu tür yapılara pantheon denirdi. Roma’daki pantheon bunlardan biridir. Pantheon’un bir anlamı daha vardır. O da ünlü kişiler için yapılan anıt mezardır. Bunlar da tek kişiye ait değildir. Paris’teki pantheon ise bu tarzda yapılardandır. Pantheon’un üçüncü anlamı ise tüm tanrılardır. Yâni çok tanrılı bir dine ait olan tüm tanrılar.

    Tüylü yılan Quetzalcóatl, Meksika pantheonundaki en büyük tanrılardan biridir. Ona ait en eski tasvirler 3. yüzyıldan kalmadır. İlk dönemlerde Quetzalcóatl bitkilerin tanrısıydı. Fakat 9. ve 12. yüzyıllar arasında sabah ve akşam yıldızının tanrısı hâline geldi. Onun için Meksika’nın Tula şehrinde yapılan tapınak, şehrin en önemli tören yeri hâline gelmişti.

    Aztek döneminde (14. ila 16. yüzyıllar arasında) Quetzalcóatl, rahiplerin patronu, takvimin ve kitapların mucidi ve kuyumcuların ve diğer zanaatkârların koruyucusu olarak kabul edildi. Ayrıca Venüs gezegeni ile özdeşleştirildi. Sabah ve akşam yıldızı olarak, Quetzalcóatl ölümün ve dirilişin simgesiydi.

    Tüylü yılan tasvirine ek olarak, Quetzalcóatl’un sakallı bir adam olarak tasvir edildiği de görülür.

    Bazı kaynaklarda Quetzalcóatl, Tolteklerin başkenti Tula’nın rahip kralı olarak geçer. Barışçıl bir kraldı. Asla insan kurban edilmesine müsaade etmez, yalnızca yılanların, kuşların ve kelebeklerin kurban edilmesine izin verirdi. Fakat gece tanrısı Tezcatlipoca, kara büyü kullanarak onu Tula’dan kovdu. Quetzalcóatl “ilahi suyun” (Atlantik Okyanusu) kıyısına gitti ve orada kendisini yakarak kurban etti.

    Tezcatlipoca’nın Tüylü Yılan’a karşı kazandığı zafer muhtemelen tarihi bir gerçeği yansıtmaktadır. Toltek uygarlığının ilk yüzyılında, barışçıl Teotihuacán kültürü egemendi. Bu dönem sona erince, insanlar eski günlerin hasretini çekmeye başladılar. Quetzalcóatl’ın bir gün geri geleceğine inanıyorlardı. Bu nedenle de İspanyol fatih Hernán Cortés ve adamları 1519’da Meksika Körfezi kıyılarına gelince, onları ilahi elçiler sanmışlardı.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir