İçeriğe geç
Anasayfa » Sözlük » Feng Shui

Feng Shui

    Feng Shui’nin anlamı “rüzgâr ve su”dur. Her şeyi -binaları, çevre düzenlemelerini, mobilyaları- evrenin doğal enerjisini yansıtacak bir uyum içinde ve uygun yerlere yerleştirmeye dayalı çok eski bir Çin sistemidir. Bir anlamda “chi”den yani evrensel enerjiden yararlanma ve akışını kesmeksizin özgür bırakma bilimidir.

    İlk dönemlerinde, sadece imparatorun ve ülkenin en yüksek mevkilerindekilerin yararlanabildiği gizli bir bilgiydi. Yüzyıllar geçtikçe yaygın biçimde öğrenildi ve kullanılmaya başlandı.

    Doğru uygulandığında Feng Shui’nin büyük bir enerji, mutluluk ve başarı getireceğine inanılır. Bununla birlikte chi’nin çizgileri insanın bedeninde ve doğal çevrede saklıdır. Bir Feng Shui uygulamacısı bunları keşfetmek için çoğu zaman pusula kullanır. Zaten ilk pusulalar da Çin’de sırf bu amaçla İ.Ö. 2. yüzyılda geliştirilmişti. Pusulanın denizcilikte kullanılması ise ancak 12. yüzyıldan itibaren Avrupa’da başlamıştır.

    İlk Feng Shui uygulamaları mezar yerlerinin belirlenmesi amacına yönelikti. Her insanın atalarından gelen bir çizgisi vardır ve geçmişin derinliklerine doğru uzanır. İnsan bu konuda bir şey bilmese bile bu çizgiler gerçekten vardır; tıpkı bizim çizgilerimizin de torunlarımıza uzanacakları gibi. Bu yüzden de eğer atalara hak ettikleri saygı gösterilir ve geleneklere uygun olarak gömülürlerse, gelecek kuşakların bunun yararını göreceklerine inanılır.

    Bir evin inşasına, bahçenin düzenlenmesine ya da evin içinin nasıl yerleştirileceğine ne zaman başlanması gerektiğinin birçok hesabı vardır. Beş yön -doğu, batı, kuzey, güney ve merkez- hep birlikte göz önünde tutulmalıdır. Tabii onlarla birlikte Çin’in beş elementinin -su, ateş, toprak, tahta ve metal- ve onlara ait olan beş sembolik yaratığın da hesaba katılması şarttır. Merkez sarı anka kuşuyla temsil edilir. Doğunun simgeleri tahta ve yeşil ejder, batınınkiler ise, metal ve beyaz kaplandır. Kuzey su ve kara kaplumbağası, güney de ateş ve kızıl kuşla simgelenir. Ayrıca yin ile yang’ın -kadın ve erkek, karanlık ve aydınlık- da hesaba katılması gerekir. Yin ile yang her şeyin içinde bulunduğundan, aralarındaki dengenin doğru sağlanması şarttır.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir