Efrâsiyâb, İran efsanevî tarihinde korkunç bir savaşçı ve büyük bir kumandan olarak tanınır. Kötülük tanrısı Ehrimen’in yeryüzündeki temsilcisi olarak kabul edilir. Efrâsiyâb’ın İran ırkının düşmanı olduğına inanılır.
Efrâsiyâb yer altında, duvarları demirden kale içinde bulunan 100 sütunlu bir sarayda yaşar. Bu saray güneş, ay ve yıldızlarla aydınlanır. Saray Efrâsiyâb’ın sihriyle donatılmış olup içinden su, şarap, süt ve yoğurt ırmakları akar. Efrâsiyâb, hükümdarlık güç ve yeteneği olan “ferr”i ele geçirmek için birçok teşebbüste bulunursa da onu elde edemez. Ferre sahip olmak için dünyanın yedi iklimini dolaşır. Bu gezisi sırasında sadece kısa bir süre için onu elde edebilir. Genellikle çok uzun ömürlü olduğu kabul edilen Efrâsiyâb’ın 400-2000 yıl yaşadığı rivayetlerine rastlanır.
Efrâsiyâb’ın belli başlı nitelikleri arasında yıkıcılığı, suları ve nehirleri kurutması, kıtlığa ve kuraklığa sebep olması zikredilir. Özellikle yağmur yağdırmaması bakımından Hint kötülük tanrısı Vrtra’ya benzemektedir.
İran millî tarihinin bir bölümü içinde yer alan Efrâsiyâb efsanesi, Orta Asya bozkırlarındaki göçebeler tarafından İran’a karşı girişilen saldırılarla ilgi kurularak birçok rivayetle birleştirilmiştir. Nitekim bu hikâyelerin çoğu, birkaç hükümdar döneminde kuzeydoğudan yapılan hücumlarla ilgili görülmektedir. Bu yüzden Efrâsiyâb hikâyeleri, Hunların saldırılarını da yansıtmaktadır.
