Sümerler bugünkü Irak’ın güneyinde, Mezopotamya’da yaşamış Kenger halkıdır. Bir teoriye göre Sami ırkından olmayan bu halk MÖ 4.000’de Orta Asya’dan Mezopotamya’ya göç etmiş ve orada Ubeydlerle karışmıştır. Ubeydler de Kengerler gibi Sami ırkına mensup değildi. Bölgedeki ilk şehirleri onlar kurmuşlardı. Bu yerleşimler sonra ünlü Sümer şehirleri Ur, Eridu, Unug (Uruk) ve Nippur olarak gelişeceklerdi.
Sümerlerin tanrı ve tanrıçaları, doğanın ve evrenin unsurlarını temsil ediyorlardı. İlk başta tanrıça Nammu, yâni başlangıçta var olan ilksel sular, ilk gökyüzü tanrısı An’ı ve ilk yeryüzü tanrısı Ki’yi oluşturdu. An (Anu) ile Ki, ilk panteonu, Anunnaki’yi (tam olarak An+Ki) oluşturmak üzere eşleştiler. Her şehir-devleti, belli tanrıları kendi koruyucuları olarak görüyordu. Aşağıdaki tanrılar, An-Ki birleşmesinin soyundan gelmektedir ve altı bin kadar tanrının en önemlileridir:
Enlil: Hava tanrısı (Lil=hava). O, evrenin ve yeryüzündeki uygarlığın düzeninden sorumlu baş tanrıydı, Sümerlerin Odin’i ya da Zeus’uydu.
Ninlil: Hava tanrıçası. Ninlil, Enlil’den güneş tanrısı Utu’yu ve Sümer tanrıçalarının en yücesi olan İnanna’yı doğurmuştu.
Nanna: Ay tanrısı.
İnanna (İştar): Aşk ve bereket tanrıçası. “Gökyüzü ile Yeryüzü’nün kraliçesi.” İnanna’nın eşi Dumuzi idi.
Ereşkigal: Yeraltı Dünyası’nın tanrıçası ve İnanna’nın kız kardeşidir. Ereşkigal, doğurgan İnanna’nın karşıtı olarak kısırlığı temsil eder.
Enki: Bazen düzenbaz bir tanrıdır. Erkek üretkenliğinin tanrısı olarak kabul edilir. İlk ana tanrıça Nammu’dan türeyen uygarlığın yasaları ve düzenlemelerinin koruyucusudur.
Ninhursag (Ki): Yeryüzü tanrıçası.
