Kelebeklerin sembolizme konu oluşturmalarını sağlayan en belirgin özellikleri kısa sürede büyük dönüşümler geçirmeleri ve kanatlı olmalarıdır.
Kelebeklerin bir gün ile birkaç hafta arasında değişen ömürleri vardır. Bu kısa sürede dört aşamalı başkalaşım süreçleri geçirirler; yumurta, tırtıl, krizalit (koza) ve kanatlı böcek aşaması.
Kelebeğin bir sembol olarak seçilmesindeki ana etken krizalit aşamasını tamamlarken geçirdiği başkalaşımdır. Tırtılın solucan biçimliyken kelebeğe dönüşmesinde adeta bir ölüm ve yeniden doğum söz konusudur. Kelebekler dönüşümün, başkalaşımın, değişkenliğin, güzelliğin, zarifliğin ve hafifliğin sembolü olarak görülürler.
Kelebek sembolünün kullanımıyla ilgili olarak şu örnekleri verebiliriz:
Kelebekler ve kuşlar Orta Asya’da yaşayan Türk toplumlarında bedenlerini terk eden ve reenkarne olmak üzere bekleyen ruhları temsil etmek üzere kullanılmıştır.
Batı masallarında periler genellikle kelebek kanatlarıyla temsil edilirler.
Afrika’daki bazı bölgelerde kelebeğin evreleri insanın reenkarnasyon sürecine benzetilir; kelebeğin kozasından çıkışı fiziksel bedeni terk edişini temsil eder.
Kelebek, Çinlilerde ve Yunanlarda ruhu ve ölümsüzlüğünü temsil eder.
