İçeriğe geç
Anasayfa » Sözlük » Habbe

Habbe

    Haydar adında bir şeyh bir çuvalın dip tarafını kesip iki tarafını da delerek süveter tarzında bir iç giysi yapmıştı. Onun müritleri de bu şekilde giyinmiş ve bu kıyafeti “haydârî” olarak isimlendirmişlerdi. Zamanla haydari, dervişler arasında bir dış giysi hâline geldi.⁣

    ⁣Haydarinin önüne incecik zincirler ile asılan fındık büyüklüğünde taşlara “habbe” denirdi. Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye gece vakti hicret ettiğinde, Mekke yakınlarındaki Sevr mağarasında barınmıştı. Burada Hz. Ebu Bekr’ı bir yılan sokmuş ve bu sebeble ateşlenmişti. Hz. Muhammed su bulamadığından oradaki bir taşı Hz. Ebu Bekr’in ağzına vermişti. O anda yılanın verdiği acı ve susuzluk hissi kaybolmuştu. Hz. Ebu Bekir daha sonra o taşı hararet çektiği zamanlarda da kullanır oldu.⁣

    Bazı kaynaklarda ise Hz. Ebu Bekr’in az söz söylemek için ağzına taş koyduğu yazılıdır. Ne zaman konuşması gerekse önce düşünür, sonra ağzından taşı çıkarıp konuşurdu. Sonra yine taşı ağzına alırdı. “Arakan” denilen bu taş koyu tarçın rengindedir. Hz. Ebû Bekr’in Sevr mağarasında kullandığı arakan taşını, hilâfeti döneminde imam Hüseyin’e vererek “Susuzluk çektiğinde bunu ağzına al. Hz. Peygamber’in hediyesidir” demiş ve o taşı hediye etmiştir. Bazı kaynaklarda Hz. Hüseyin’in bu arakan taşını yüzük yaptırdığı anlatılmaktadır. Fakir dervişler de yolculukları sırasında hem az konuşmak hem de az yiyip içmek amacıyla habbe adı verilen taşları kullanırdı.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir