Geyik, Türk mitolojisinin en eski sembollerinden biridir. Şaman törenlerinde suretine bürünülen ruhlardan biridir. Bu nedenle şaman elbiselerinde geyik deseni görmek mümkündür.
Beyaz geyik Gök unsuruyla ilgiliydi. Bundan dolayı da Orta ve İç Asya’da beyaz geyiğe büyük önem verilirdi. Al ya da kahverengi geyikler ise daha çok yer ya da yeraltı unsurlarıyla ilgiliydi. Türk mitolojisinde peşinden koşan avcıyı yeraltına (ölüme) götüren geyikleri anlatan efsaneler vardır. Anadolu’daki alageyik efsanesi ya da geyik destanı da bu konuyla bağlantılıdır.
Birçok kültürde çeşitli kavram çiftleri vardır: İyi – kötü, aydınlık – karanlık, güzel – çirkin, genç – ihtiyar, kuvvetli – zayıf, vs. Bu tarz kavram çiftlerinin Türkler arasındaki kullanımında geyik genellikle olumsuz niteliğe sahip olmuştur. Bundan dolayı da hayvan mücadelelerini gösteren tasvirlerde geyik yenilgiye uğrayan hayvan olmuştur.
Geyiğin sembolik anlamlarının çoğu Türkler arasında İslamiyetten sonra da devam etmiştir. Ona verilen önem özellikle çeşitli tarikatlarla ilgili menkıbelerde ön plana çıkmıştır. Örneğin Bursa’nın manevi sahiplerinden sayılan Geyikli Baba’nın geyik biçimine girdiği anlatılmaktadır. Bunun gibi, bazı şeyhlerin bineği geyiktir. Ayrıca nazara karşı geyik boynuzu kullanılmıştır. Geyik, Yürükler arasında bolluk ve bereketin simgesi sayılmıştır.
