İçeriğe geç
Anasayfa » Sözlük » Davetnâme

Davetnâme

    1453’te Edincik’te doğan Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî ve Firdevsî-i Tavîl adlarıyla anılır. Öğrenimini Bursa’da yapmış olmasından dolayı Bursalı lakabıyla tanınır. Firdevsî hayatını Edincik, Bursa, Manisa civarında geçirmiş, bir süre de İstanbul’da yaşamıştır. Çoğunlukla tercüme eserleriyle adını duyurmuştur.

    Firdevsî’nin ne zaman ve nerede öldüğü hakkındaki bilgiler çelişkilidir. Bir iddiaya göre II. Bayezid’e, Hz. Süleyman hakkında yazdığı Süleymannâme isimli eserini takdim eder. Fakat padişah bu eseri beğenmez. Bunun üzerine Firdevsî, padişahı hicvederek Horasan’a kaçar. Kaynaklar Firdevsî’nin doğu ülkelerinden birinde öldüğünü doğruluyor. Ancak tarihi belgeler onun 1512’den sonra bile İstanbul’da bulunduğu ortaya koyuyor. Bu sebeple Firdevsî muhtemelen daha sonraki yıllarda doğu ülkelerine gitmiş ve orada ölmüştür.

    Firdevsî’nin en ilginç çalışması Davetnâme’dir. Bu eser 1488 yılında Balıkesir’de Arapça ve Farsça bazı eserlerden tercüme yoluyla hazırlanmıştır. II. Bayezid’e takdim edilmek üzere kaleme alınan eserde ayrıca çoğu burçlara ait 145 resim ve şekil bulunmaktadır. Çeşitli cinler, ruhlar ve gizemli yaratıklardan söz eden Davetnâme’de gök cisimleri, melekler, cinler, büyü ve tılsım gibi konular işlenmiştir. Eserde melek ve cinlerin davetini gerçekleştirerek onlara hükmetmek isteyen kişinin hayvansal değil bitkisel gıdalarla beslenmesi, nefsine hâkim olması, taharetli (temiz) olması ve ibadetini eksiksiz yerine getirmesi, davet edilen yerde melek ve cinlerin hoşlanmadığı kedi, köpek, horoz, yılan gibi hayvanların, fesat kişilerin, namaz kılmayanların ve kadınların bulunmaması ve davet sırasında çeşitli buhurların kullanılması gerektiği belirtilmektedir.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir