Ortaçağ’dan itibaren Avrupalıların en korktuğu düşman Türklerdi. Osmanlıların Balkanları ve daha sonra Macar topraklarını ele geçirmesi ve Viyana kapılarına dayanması hem Katolikler hem de Protestanlar için büyük bir tehdit olarak görülmekteydi. Türklere karşı beslenen nefret o kadar büyüktü ki, 17. yüzyıla ait Almanca Zedler Ansiklopedisinde şu bilgiler yer almaktaydı: “Leipzig’de 1684 yılında Alman tüccarlar kurutulmuş Türk kafaları satarlardı. Bunlar, 1683 yılında yapılan Viyana Savaşı’nda öldürülen Türklere aittir. Zaferin anısına Avrupa’daki birçok kurum bunları satın alırdı.” Ayrıca savaşlarda şehit olmuş Türk askerlerin cesetleri axungia hominis olarak da bilinen insan yağı yapımında kullanılır ve bunlardan o dönemin inançlarına göre ‘mucizevi ilaçlar’ üretilirdi.
Axungia hominis, 16. yüzyıldan beri Avrupa’da bazı ilaçlarda yağ bileşeni olarak kullanılmaktaydı. Geleneksel Avrupa tıbbında insan yağının 19. yüzyıla kadar sihirli bir iyileştirici özelliği olduğuna inanıldı.
İnsan yağı kullanımı 1960’lı yıllara kadar devam etti. Çeşitli ilaç firmaları kırışık giderici kremlerin içinde insan yağına yer veriyordu. Bu maddeyi de tıbbı insan atıklarından elde ediyorlardı.
