Yumurta yaşamın sembolüdür; doğanın uyanışına, berekete, kökene ve yeniden doğuşa işaret eder.
Keltlerden Mısırlılara, Okyanus halklarına kadar birçok medeniyet yumurtada dünyanın kökenini görür. Bir Hindu mitosuna göre tüm toplumların atası olan Brahma, altın bir yumurtadan meydana gelmiştir.
Yumurtanın çift nitelikli doğası aynı zamanda birlik ve varlıkların bir arada olmasını sembolize eder: Sarısı nemli ve kadınsı olan elemanı, beyazı da erkek spermini temsil eder. Sıklıkla başlangıçtan beri var olan yumurta iki parçaya ayrılmıştır, üstteki parça gökyüzü, alttaki parça da yeryüzüdür.
Birçok Yunan ve Etrüsk mezarının duvarında elinde yumurta tutan ve yatan bir kişi görülür. Bu yumurta ölen kişi için yeniden hayata gelme ihtimalini sembolize eder. Boiotia’da (Orta Yunanistan’ın ortasında bir şehir) bazı mezarlarda hayata geri dönüş vaadi ve işareti olarak, elinde yumurta tutan Dionysos heykelcikleri bulunmuştur. Batı’da bu kadar işlenen yumurta, Budist medeniyetler tarafından ise kirli bir yiyecek olarak tanımlanır.
