İçeriğe geç
Anasayfa » Sözlük » Yılan (Anadolu’daki eski inançlar)

Yılan (Anadolu’daki eski inançlar)

    Ülkemizde yılanla ilgili inançların kaynağı genellikle eski Anadolu dinleridir. Eskiçağ dinlerinde yılan kutsal bir varlıktı. Ona korkuyla karışık bir saygı gösterilirdi. Yılanların kimi uğurlu, kimi uğursuz sayılırdı. Genellikle angona adı verilen ev yılanı uğursuz sayılmazdı. Bu yüzden de evlerde, duvar deliklerinde görüldüğü zaman ona kimse dokunmazdı. Evin koruyucusu sayılırdı. Kara yılan, engerek ylıanı, sarı yılan, alacalı yılan, boz yılan gibi değişik türde yılanlar ise uğursuz sayılırdı. Bunlar görüldükleri yerde öldürülürdü. Bunun kökeninde ölen bir düşmanın ruhu yılanın gövdesine girdiği ve insana kötülük ettiği inancı vardır.

    Eski ev yıkıntılarının arasında yılan görülünce oradan hiçbir şey alınmazdı. Yılan o evin bekçisidir denirdi. Böyle yıkıntılardan, yeni yapılan evlerde kullanmak için, taş almak bile doğru sayılmazdı. Evin başına bir uğursuzluk geleceğine inanılırdı.

    Yılan süt kokusunu çok severmiş. Yaylalarda otlamaya çıkan inekleri bazen yılanlar emermiş. Yılan, sütünü emdiği ineği sahiplenirmiş. O ineğin yanına başkalarını yaklaştırmazmış. Böyle ineklere “sahipli” denirmiş.

    Yılanla ilgili inançların en ilgi çekicilerinden biri, yılanı öldürüp ağaca asınca yağmur yağacağına inanılmasıydı. Yağmur duasına çıkan köylüler, yağmur yağsın diye yılanı öldürüp ağaca asarlardı. Öldürülen yılan suya atılırdı. Eğer yılan suda kaybolursa sel olacağına inanılırdı. Bu yüzden öldürülen yılanı bir ipe bağlar öyle suya salarlar, istenildiği ölçüde yağmur yağınca da sudan çıkarıp toprağa gömerlerdi.

    Birtakım hastalıkların giderilmesinde yılanın başrolde olduğu büyüler çok yaygındı. “Yılan gömleği” denen kalıntı (yâni yılanın deri değiştirdikten sonra kalan ince derisi) büyücülükte önemli bir yer tutardı. Yılanlı büyülerin belki de en vahşisi aşk büyüsüydü. Bunu yapmak için hayvana tam anlamıyla işkence edilirdi. Canlı yılanın gözüne iplik takılı bir iğne batırılır ve bu iğne yılanın diğer gözünden çıkarılırdı. Daha sonra bu iplik, elde edilmek istenen kişinin giysisine gizlice takılırdı. Bu sayede de o kişinin aşkının kazanılacağına inanılırdı.

    Kaynak: İsmet Zeki Eyuboğlu, “Bütün yönleri ile Anadolu İnançları”, 1974

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir