Vampir, yaşayanlara görünmek için gelen bir ölüdür. Yaşamın kör iştahını, yıkıcı egoizmini sembolize eder. Aynı zamanda aşk ve şıklık sembolüdür. Vampir kurbanlarına isteğini empoze ederek bir kimlik yaratma arayışındadır. Onların kanını emerek ruhlarını kendine mal etmeye çalışır.
Vampir, kanlarını içeceği kurbanlar bulmak için tabutundan çıkar. Uygun birini bulunca da boynundan ısırarak onun kanını emer. Bu andan itibaren kanını emdiği kurban da bir vampire dönüşecektir. O da bundan sonra kendini beslemek için yeni kana ihtiyaç duyacaktır.
Vampir aslında aşk peşindedir. Yetenekli bir baştan çıkarıcıdır. İnsanın karanlık yanını temsil eder ve bu karanlık altında son derece çekicidir.
Vampirin yüzü aynalara yansımaz. Vampir aydınlıktan çekinir ve günün ilk ışıklarıyla beraber tabutuna geri dönmek zorundadır. Aydınlık, kendisinin reddettiği eylemlerinin açık bir gerçeğidir. Bir vampiri öldürebilmek için ucu sivri ahşap bir kazığı göğsüne saplamak ve kalbini çıkarmak gereklidir.
