Narcissus, Yunan mitolojisinde nehir tanrısı Cephissus’un oğludur.
Bir gün bir su birikintisinde kendi yansımasını gören Narcissus, herkesten daha güzel bir yüze sahip olduğunu gördü. Duyduğu bu hayranlık, onun kendisine aşık olmasına yol açtı. Sonunda bu duygu yoğunluğuna kalbi dayanamadı ve oracıkta ölüverdi.
Narcissus’un öldüğü yerde bir çiçek ortaya çıktı. Mis kokulu bu çiçeğe Narcissus’un adı verildi. Bizim nergis dediğimiz bu çiçek, Narcissus’un hikayesinden dolayı imkansız aşkın ve güzelliğin sembolü hâline geldi.
Narcissus’un hikâyesi antik Yunan’da bir batıl inancın da ortaya çıkmasına yol açtı. Yunanlar yüzyıllar boyunca, kendi yansımalarını görmenin şanssızlık getireceğine inandılar.
Narsisizm sözcüğü de Narcissus’un hikayesinden gelmektedir. Narsisizmin sözlük anlamı, kişinin kendi vücuduna yönelttiği cinsel arzu ve hazdır. Ama çoğunlukla kendini beğenmişlik anlamında kullanılır. Narsisizm psikanalitik literatürde önemli bir yere sahiptir. Freud narsisizmi bir durum olarak ele alırken, Jung ve birçok araştırmacı süregelen olgu olarak ele almışlardır.
