Deccâl, kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacağına inanılan yalancı ve kötü yaradılışlı kimsedir. Kur’ân-ı Kerîm’de kıyamet alâmeti olarak Deccâl’in ortaya çıkacağına dair “açık” bir ifade bulunmamaktadır. Ancak Kur’an’da Deccâl’e işaret edildiğini ileri süren bazı âlimler var. Onlara göre Kur’an’da dolaylı bir şekilde de olsa Deccâl’in çıkışından söz edilmektedir.
Kur’an’da açık olarak söz edilmiyor olsa da hadislerde Deccâl’e değinilir. Hz. Peygamber’in, gerçekleşmedikçe kıyametin kopmayacağını belirttiği on büyük alâmet arasında Deccâl de vardır. Çeşitli rivayetlere göre Deccâl önce peygamberlik sonra da ilâhlık iddiasında bulunacaktır. Deccâl’in birtakım olağanüstü özellikleri de olacaktır. Bunlar arasında rüzgâr gibi hızlı hareket edebilme, yağmur yağdırma, kurumuş bitkileri yeşertme, bolluk ve kıtlık çıkarma, öldürüp diriltme, cüzzamlıları, felçlileri ve körleri iyileştirme, dağları yerinden oynatma, güneşi durdurma gibi özellikler bulunmaktadır.
Bir rivayete göre Temîm ed-Dârî otuz kişiyle birlikte denize açılır. Bir aylık sıkıntılı bir seyahattan sonra bir adaya sığınırlar. Orada adının “cessâse” olduğunu söyleyen garip bir adamla karşılaşırlar. Cessâse, onlara adadaki bir manastıra gitmelerini söyler. Oraya gittiklerinde zincire vurulmuş bir adam görürler. Adam kendisinin Deccâl olduğunu ve zamanı gelince ortaya çıkacağını söyler. Geri dönüp yaşadıklarını Hz. Peygamber’e anlattıklarında, O da bu anlatılanları onaylar. Tabii bunun sadece bir rivayet olduğunu tekrar belirtmek istiyorum.
Deccâl’in tek kişi olmayacağını söyleyenler de var. Meselâ İbn Sayyâd göre insanlık tarihi boyunca çeşitli dönemlerde ortaya birçok Deccâl çıkacaktır. Kıyamet öncesi çıkacak olansa, bunlardan yalnızca biridir. Bazı âlimler ise Deccâl’i bir sembol olarak görürler. Bu anlayışa göre Deccâl her dönemde kötülüğü temsil eden bir prototiptir. Yâni her devirde Deccâl olarak isimlendirilen kötü insanlar bulunabilir.
