İçeriğe geç
Anasayfa » Sözlük » Rüzgâr (Eski Türklerde)

Rüzgâr (Eski Türklerde)

    Rüzgârlar antik çağlarda insanların en çok ilgilendiği tabiat olaylarının başında geliyordu. Çünkü sıcak ve soğuk havanın habercisiydiler. Ayrıca yağmur getirip kar yağdırıyorlardı. Kısacası doğayla iç içe yaşayan atalarımız için rüzgâr çok önemli bir tabiat hadisesiydi.

    Birçok kavim, bir rüzgâr tanrısının varlığına inanmaktaydı. Sıcak, soğuk, hafif ya da şiddetli rüzgârların hepsi de bu Tanrının isteğine göre eserdi. Ancak Türkler rüzgârların mevsim dönüşümlerinde ortaya çıkan bir tabiat hadisesinden başka bir şey olmadığını düşünürlerdi. Yâni Türk inancında “Rüzgâr Tanrısı” diye bir şey yoktu. Fakat “Yaz ve kış Tanrısı” olan Türklerin atası hem rüzgâr çıkarma hem de yağmur yağdırma gücüne sahipti.

    Türkler hafif rüzgârlara “yel”, büyük rüzgârlara ise “Baş yeller” derlerdi.

    Kıştan sonra mevsimin dönmesi ve rüzgârların yön değiştirerek ılık ılık esmeye başlaması, baharın en şaşmaz habercisi olarak kabul edilirdi. İlkbahar için atalarımızın çok güzel bir deyişi vardı: öngdin. Bu “önden gelen” anlamına gelirdi. Bahar ilk mevsimdi; bundan dolayı da ilkbahar Türkler için yılbaşıydı. Bahar rüzgârlarına ise öngdin yeli deniliyordu.

    Eski Türk masallarında savaşçılar yaralandıklarında yapacakları tek şey, Tanrılarına sığınmak ve Ondan güç ve başarı dilemek olurdu. Tanrı onların dileklerini kabul edince ılık bir rüzgâr esmeye başlardı. Ölümün eşiğine kadar gelmiş olan bahadırlar, bu ılık rüzgâr yavaş yavaş içlerine kadar işleyince güç bulduklarını hissederlerdi. En sonunda Tanrının verdiği bu güçle düşmanı yenerler ve başarıya ulaşırlardı.

    “Kara-yel” deyişinin kökeni Türklerde çok es­ki çağlara ve mitolojik temellere dayanır. “Kara-kış” deyişinin kökeni de aynıdır. “Kara” deyişi ve rengi aslında “karanlığın ve kuzeyin bir sembolü” idi. “Yel” sözünün ise cin ve kötü ruh gibi anlamları vardı. Selçuklulara ait kaynaklarda “oglanıg yel kapdı” yâni “oğlanı cin kaptı, kötü ruh dokundu” şeklinde geçen bu sözler, Anadolu’da da ufak farklarla söylenirdi. Eski Türkçe’de yel hem rüzgâr ve hem de kötü ruh anlamında kullanılıyordu.

    Kaynak: Bahaeddin Ögel, “Türk Kültür Tarihine Giriş”, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1978

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir